ÇUMED DERGİSİ ;

Çukurova Bölgesi’nin en büyük Gastroentoroloji Kliniği Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi’nde.

 

Türkiye’de 3-5 merkezde, Çukurova Bölgesi’nde ise sadece Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nde olan peritonoskopi işlemi yapılmakta ve mevcut diğer merkezlerden de hasta kabul edilmektedir. Aylık, 30-40 civarı karaciğer biopsisi yapıldığını söyleyen Başhekim Op. Dr. Musa İnal, “”Hepatit B, C, steatohepatit, otoimmünhepatit tanıları konulup tedavisi yapılmaktadır. Ayrıca kliniğimizde morbid obesite tanı ve tedavisinde medikal tedavi seçeneklerinden biri olan intragastrik balon uygulaması da yapılmaktadır.” dedi.

 

Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde en son teknolojik cihazlar ile donatılmış, 35 hasta kapasiteli klinik servisi ile hizmetleri aksatmadan sürdürdüklerini söyleyen Çukurova Devlet Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Bahri Abaylı da, merkezlerinin 300 metrekareye yerleşmiş, endoskopi ünitesi, poliklinikleri ve 10 yataklı yoğun bakım ünitesi ile Çukurova Bölgesi’nin en büyük gastroenteroloji kliniği haline geldi.” diye konuştu.

 

Kliniklerinde ayda yaklaşık 200-250 hasta yattığını söyleyen Dr. Abaylı, ayda yaklaşık 2 bin 500 civarı hasta poliklinikte bakıldığını, aylık 1000 civarında endoskopik (üst endoskopi, kolonoskopi, rektoskopi, ERNCP, PTK) işleminin de yapıldığını kaydetti.

 

‘GELİŞMİŞ ALETLERLE DONATILDI’

Gastroenteroloji’nin tanımını da; yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, safra yolları, pankreas, karın zarı, anüs bölgesi, ince kalın bağırsak gibi sindirim sistemi hastalıklarının cerrahi tedaviye gerek kalınmaksızın medikal ve endoskopik olarak tedavi edilmesine olanak sağlayan dahili tıp dalı olarak yapan Dr. Abaylı, gastroenteroloji merkezlerinin; modern iç mimarisi ile hoş ve konforlu bir ortam, sizin için çalışan güler yüzlü ekip ve uzman hekim kadrosu ile teknik açıdan gelişmiş aletlerle donatıldığını belirterek endoskopide yüksek görüntü kalitesine sahip dijital videoendoskoplar kullanıldığını söyledi. Dr. Abaylı, merkezlerinde poliklinik hizmetinin yanı sıra endoskopi alanında tanı ve tedavi amaçlı tüm gastroenteroloji işlemlerinin de yapıldığını söyledi.

 

Gastroenteroloji Merkezi’nde yapılan işlemler hakkında da bilgiler veren Dr. Bahri Abaylı, üst gastrointestinal sistem için; Özofagogastroduedenoskopi (Gastroskopi), safra yolları ve pankreas için; endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi (ERCP), kalın bağırsak incelemesi için; kolonoskopi ve rektosigmoidoskopi, karaciğer ine biyopsisi, peritonoskopi (laparoskopi), ultrason ve laboratuar tetkikleri, USG eşliğinde kitleden biopsi, peruktan transhepatik kolanjiopankreotografi (PTK), morbid obesite tedavi seçeneklerinden bir iolan intragastrik balon uygulaması, peruktan gastrostomi uygulaması (PEG) ve endoskopik bilier, özafagial, duedonal ve kolonik stent uygulaması olarak sıraladı.

 

 

Gastroskopi’nin doktorunuzun daha doğru teşhis koyması ve bazı problemlerin tedavisini sağladığını da belirten Dr. Abaylı, ince yumuşak ve bükülebilen, ucunda ışıklı mikro kamera bulunan gastroskop cihazı ile yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının direkt görerek incelenmesine olanak sağlayan bir görüntüleme yöntemi olduğu bilgisini verdi.

 


Gastroskopi işleminin genelde 10 dakika sürdüğünü söyleyen Dr. Abaylı, işleme başlamadan önce bulantıyı önlemek için ağzınıza sprey şeklinde lokal anestezik bir madde sıkıldığını söyledi. Doktorunuzun uygun görmesi halinde damardan sakinleştiricinin de yapıldığını söyleyen Dr. Abaylı, “Doktor, 1-2 dakika sonra gastroskopu boğazınızdan aşağı doğru ilerleterek; yutak borusu, mide ve on iki parmak bağırsağında her hangi bir enfeksiyon, ülser veya anormal gelişim olup olmadığını inceler ve gerekirse doku örnekleri alarak tetkike gönderir yada polip gibi bazı anormal gelişimler varsa çıkartabilir. İşlem genelde 10 dakika sürer.” dedi.

 

Gastroskopi’nin hangi durumlarda uygulandığına da açıklık getiren Dr. Abaylı, durmayan veya tekrarlayan karın ağrıları, ilaç tedavisi ile geçmeyen yanma, ekşime ve gaz şikayetleri, yutkunmada zorluk çekmek, kusmalar, izah edilemeyen kilo kaybı veya kansızlık, kan kusma, siyah renkli dışkılama, kronik karaciğer hastaları, yemek borusuna yabancı cisim takılmış hastalar, önceden mide polipi veya kanseri olan hastalarda kontrol amacıyla, çekilmiş olan mide ve barsak filmlerinde anormal bulgular varsa Gastroskopi’nin gerektiğini söyledi.

 

 

‘HASTALIK OLUŞMADAN ÖNLENEBİLİR’
Kolonoskopi’nin; kalın bağırsağın ince, yumuşak ve bükülebilen endoskop adı verilen optik bir aletle kesin incelenme metodu olduğu bilgisini veren Dr. Bahri Abaylı, “KKalın bağırsak, anüsden başlayarak ince bağırsağa kadar devam eden yaklaşık 2 metrelik bir kısmıdır. Doktorunuz inceleme sonucun da, eğer gerekli görürse, laboratuarda incelenmek amacıyla ağrısız bir şekilde küçük doku örnekleri alabilmekte ve bazı hastalıkların tedavisini de cerrahiye gerek kalmadan yapılabilmektedir. Böylece hastalıklar oluşmadan veya oluşmuşsa erken evrede tanı konulması ve daha kalıcı tedavi uygulanması mümkündür.” dedi.

 

 

‘KANSERİN ERKEN TANISI VE ÖNLENMESİ İÇİN GEREKLİ BİR YÖNTEM’
Kolonoskopi’nin yönteminin, doktorun kalın bağırsaktaki problemleri teşhis etmesini sağladığını dile getiren Dr. Abaylı, “Özellikle kanserin erken tanısı ve önlenmesi için, eğer yaşınız 50 ile 80 arasındaysa her 5 senede bir kolonoskopi yaptırmalısınız. Böylece, ileride kansere dönüşebilecek polip denen lezyonların bulunması ve çıkarılması mümkün olur. Erken saptanmış kanserin tedavisi daha kolaydır.” dedi. Kolonoskopi’nin de hangi hastalarda uygulanabileceği konusuna da değinen Dr. Abaylı, “Rektal kanaması olan hastalar, kanlı ishali veya açıklanamayan ishali olan hastalar (inflamatuar barsak hastalığı takibi), 40 yaş üzerinde barsak hareketlerinde ani değişiklik olan hastalar, ailesinde kolon kanseri olanlar, kalın bağırsakta polipi olan hastalar (erken teşhis ve kolon kanserinin önlenmesi için),  dışkıda gizli kan tespit edilenler, açıklanamayan karın ağrısı olanlar, açıklanamayan kilo kaybı olanlar, demir eksikliği anemisi, kalın bağırsak kanseri olup ameliyat olmuş hastaların takibinde, kronik kabızlığı olan hastalar” olarak sıraladı. Dr. Abaylı, “İdeal olanın hastalık belirtileri yokken kolonoskopik inceleme yaptırmaktır.” diye de uyarıda bulundu.

 

‘YILDA 300-350 CİVARI ERCP İŞLEMİ YAPILIYOR’

Merkezlerinde; safra kanallarını ve pankreas kanalının görüntülenmesini sağlayanERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjivopankreotikogafi) işleminin de yapıldığını söyleyen Dr. Abaylı, “Bu sistem, safra kanalı taşlarının ameliyatsız çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Safra kanalının benign (kanser dışı) ya da malign (kansere bağlı) darlıklarının balonla genişletilerek yada stent (tüp) konularak tedavi edilebilmektedir. Kliniğimizde yılda yaklaşık 300-350 civarı ERCP işlemi yapılmaktadır.” şeklinde konuştu.

 

 

‘PERİTONOSKOPİ, ÇUKUROVA BÖLGESİ’NDE SADECE BİZDE VAR’

Peritonoskopi işleminin de merkezlerinde yapılabildiğini belirten Dr. Bahri Abaylı, “Peritonoskopi, karın duvarı ve karın içi organların direkt görüntülenmesini ve biyopsi alınmasını sağlayan bir işlemdir. Özellikle nedeni bulunamayan karın içinde sıvı birikimi olan hastalarda tanısal önemi büyüktür. Çukurova Bölgesi’nde Gastroenteroloji kliniği olarak sadece kliniğimizde olması nedeni ile merkez olarak görev yapmaktadır. Yıllık 100 laparoskopik işlem yapılmaktadır. Ayrıca hastanemiz gastroenteroloji servisinde; Özofagus, mide ve rektumdaki yabancı cisimler, Özofagusun çeşitli nedenlerle oluşmuş darlıklar, özellikle sirozun bir komplikasyonu olarak karşımıza çıkan özofagus varis kanamaları, uzun süreli enteral nutrisyona ihtiyaç gösteren hastalara beslenme sağlanması, tüm üst ve alt gastrointestinal sistemdeki çeşitli nedenlerle kanayan odaklara müdahale, kolondaki polipler, Biliyer sistem ve pankreas kanalındaki taşlar, Biliyer sistemim özellikle maligniteye bağlı olan darlıkları, yatırılarak da tedavi edilmektedir.” dedi.

 

Hangi hallerde Gastroenteroloji merkezine yönlendirme yapılması gerektiğine de açıklık getiren Dr. Abaylı, “Göğüs kemiği arkasında mideden yukarı doğru olan yanma, mideden ağıza acı, ekşi sıvı gelmesi, yutma güçlüğü, karın ağrısı, bulantı ve/veya kusma, kronik ishal (diyare), kronik kabızlık (konstipasyon), mide ve bağırsaklardan kanama ve buna bağlı kansızlık, sarılık” olarak sıraladı.